72 Kilogramın Hikayesi: Bir Tartı, Bir Zihin, Bir Hayat
Hayatın her anı, bazen ağırlaşan, bazen hafifleyen, bazen de dengeyi bulmaya çalışan bir yolculuktur. Bir gün, tartıya çıktığınızda o rakamın sizin kim olduğunuzu belirlemesi, size çok şey anlatması, bazen de sadece o anı anlatması… Ben de bu konuda hep merak ettim; bir sayının, bir kilonun insanı nasıl hissettirdiğini, ona nasıl yaklaşıldığını. Ve bir gün, tam da böyle bir düşünceyle başladım, 72 kiloyu düşündüm.
Bir sabah, tıpkı normal bir sabah gibi, tartıya çıkan Bora ve Elif’in hikayesine tanıklık edelim. Bora, genç yaşta sporla tanışmış, hedefleri olan, mantıklı ve her işini sistematik bir şekilde planlayan bir adamdı. Elif ise duygusal zekâsıyla çevresindeki herkesi etkileyen, ince düşünceleriyle, her şeye duygusal bir yaklaşım sergileyen bir kadındı. İkisi de 72 kiloyu gördü tartıda, ama bu rakam onlar için farklı anlamlar taşıyordu.
Bora, 72 kiloyu görünce bir çözüm odaklı düşünceye kapıldı. “Evet, bu sayı benim hedefime biraz daha yakın olmamı gösteriyor” diye düşündü. Vücudu belirli bir düzeni hedefliyordu, spor yaparken, diyetini takip ederken, 72 kiloyu görmek ona bir adım daha ileri gitme hissi veriyordu. Her zaman daha iyi olmak için stratejik bir yaklaşım içinde olduğunun farkındaydı. Çünkü onun için önemli olan, her şeyin doğru bir planla, bir sistem içinde yapılmasıydı. Bora, “Eğer 72 kilo bu seviyeye geldiyse, bir sonraki adımda 70 olmalıyım,” dedi ve yoluna odaklandı. Ama bir şey eksikti. Bir boşluk vardı, bir anlam kaybolmuştu. Hedeflerine, planlarına o kadar çok odaklanmıştı ki, kendi duygusal halini göz ardı etmişti. Yalnızlık duygusu, kaybolmuş bir şey vardı ama Bora buna zaman ayırmak istemedi.
Elif ise 72 kiloyu tartıda gördüğünde, önce biraz durakladı. “Bu sayı benim için ne ifade ediyor?” diye düşündü. Sonra içinden bir şeyler hissetti, bir şeylerin yerine oturması gerektiğini fark etti. Elif’in yaklaşımı farklıydı; onun için bu sayı, sadece fiziksel bir ölçüm değildi. 72 kiloyu gördüğünde, bu sayının bir parçası olduğu hayatı, duygusal halini ve geçmişini düşündü. Duygularını anlamaya çalıştı, vücudunun neden bu kadar değiştiğini sorguladı. 72 kilogram, onun için yalnızca bir rakam değil, içsel bir yolculuğun simgesiydi. Sonra fark etti ki, bu sayıyı aşmak için ne kadar kendi duygularıyla barış yapması gerektiğini anlayabilmek, onlarla yüzleşebilmek gerekiyordu. Bu rakam, bir anlamda Elif için, hayatındaki bazı eksik yerleri tamamlamak, bir arayışın işaretiydi.
Bir gün Elif, Bora’yla bu konuyu konuşmaya karar verdi. Bora, Elif’in bu kadar duygusal yaklaşımlarını anlamıyordu. O, bir problemi çözmek için sürekli adımlar atıyor, hedefler belirliyordu. Elif ise, duygusal olarak bu sayıya bir anlam katmak istiyordu. Bora ona, “Bazen sayılar sadece sayıdır. 72, bir hedefin daha başı olabilir,” dedi. Elif ise gülümsedi ve ona, “Belki de senin hedefin, sadece bir sayıyı görmek değil, o sayıyı anlamaktır,” dedi. Bora, Elif’in bakış açısını düşündü. O an, rakamların bir insanı tanımlamayacağı fikri zihninde yer etti. Kilo, sadece bir sayıdır. Ama ardında her insanın duygusal, zihinsel ve fiziksel hikayesi vardır.
İçinde bulunduğumuz dünyada, bazen bir sayının, bir rakamın bizi nasıl etkilediğini çok fazla önemseyebiliyoruz. Bora ve Elif’in hikayesi, 72 kilogramın sadece bir sayı olmadığını, bir kişinin hayatına, duygusal durumuna, geçmişine ve yolculuğuna nasıl şekil verebileceğini gösteriyor. Her birimiz farklı bakış açılarıyla bu sayıyı karşılıyoruz, çünkü her birimiz farklı insanlarız. Bora çözüm arayan bir stratejist, Elif ise ilişkisel ve duygusal bir düşünürdür.
Peki, ya siz? 72 kilogramın sizin için ne anlama geldiğini hiç düşündünüz mü? Hangi gözle bakıyorsunuz? Hedeflerinize mi, yoksa duygusal halinize mi daha çok odaklanıyorsunuz? Hikayenizi bizimle paylaşın, yorumlarda buluşalım!